Bundan birkaç yıl önce boğazın karadeniz tarafındaki girişinde bulunan, iki fenerden biri olan Anadolu Feneri’ne gitmiştim. Bu taraftaki fenere en yakın yer olarak Sarıyer’e çok defa gitmeme rağmen ötesini görmemiştim. Rumeli Feneri’ne gitmek de bugün nasip oldu. En az karşı taraftaki kadar güzel, yeşili bol, manzarası zaten tanıma ihtiyaç bırakmayan türden. Biz fakirlerde araba filan olmadığından imdadımıza taşıma araçları her daim yetişiyor şükür. Küçükçekmece’den metrobüs, metro, ve otobüs kullanarak, ufak beklemeler hariç toplam 1,45 saatte ulaştım. Taksim metrosunun son durağı Hacı Osman’da indiğinizde istasyonun hemen yanından otobüsler kalkıyor. 150 numaralı otobüsü gördüğünüzde binin, o sizi boğazın en ucuna götürecek araçtır. Aracın güzergahı da öyle güzel ki oturayım da biraz kitap okuyayım deme gafletinde bulunmamanız gerekir. Sarıyer merkeze inen ve tepeleri aşarak yeşillerin içinde tek şeritte giderken ağaçların aralarından denizi görebilirsiniz. Yol araba kullanıcıları için de güzel bir yol. Ve mümkünse bisiklet için de güzel. Fakat rahat bisiklet sürebilmek açısından tepede Koç Üniversitesi’nin önünden başlayıp fenere doğru sürmeye başlamak daha mantıklıdır diye düşünüyorum. Üniversite demişken o nasıl bir yerdir arkadaş? Kapısı orman ile kaplıysa içerisi kim bilir nasıldır. Neyse, Sarıyer’den tepe yollara bisiklet ile çıkmak akıl kârı değil doğal olarak. Macera sevenleri bilemem tabi. Otobüsün Garipçe’de de bir durağı bulunmakta. İstanbul’da denize girmek için seçilebilecek güzel yerlerden. Fakat özellikle tatil günlerinde gayet derecede kalabalık olduğunu belirtmek gerek.
Otobüsten indikten sonra uzaktan da görünen en uçta bulunan, mahalle aralarındaki dar sokaklardan geçerek kaleye gittim. Burayı kim, ne zaman yapmış bilgim yoktu, döndükten sonra araştırınca öğrendim. Gitmeden önce okuyaydım iyiydi ama artık sağlık olsun. Kale maalesef ziyaretçilerin insafına bırakılmış. Etrafa dağılmış durumdaki pet şişe nüfusu azımsanmayacak derecede. Hadi piknik yapıyorsunuz bari çöpleri toplayın. Yok, toplanmaz. Yazık. Bir burcunun tepesine çıkıp on beş dakika kadar oturdum. Çok sıcak olmasa saatlerce oturulabilecek bir yer. Kale hakkında detaylı bilgi için bakınız: Rumeli Feneri Kalesi
Kaleyi dolaştıktan sonra köy meydanına gittim. Merkezde çınar ağacı, bir yanında cami bir yanında kahvehaneler ile tam bir köy meydanı. Fakat araba trafiği durmuyor. Kahvehanelerin çayları idare eder. Soluklanmak için içilebilir. Ezan okununca kahvehanedekilerin hep birlikte aniden kalkması da ayrı bir güzellikti. Bir sonraki vakit için beklenen yerler cami avlusu değil de kahvehaneler olmuş. Dönerci Selim Usta’nın dediğine göre köyün %90′ı Rizeliymiş. Ona sormadan önce de konuşmalardan Karadenizli olduklarını anlamıştım. Ne zaman geldiniz buraya diye sorduğumda iyice yaşlanmış olan Selim Usta, “ben üçüncü kuşağım ona göre hesap et işte” dedi. Denizin ve balığın olduğu yerde olmaları normal. Sokaklarda, kapı önlerinde oturup el işi yapan teyzeler ile karşılaşmak da mümkün. Araba geçmeyen sokaklar ise çocukların. Yalnız ilginçtir en dar yol bile asfaltlanmış. Taş değil sıcak asfalt. Özellikle tatil zamanlarında köy kalabalıklaşıyormuş. Fenerin hemen dibinde bir balık lokantası vardı fakat ben oturmadım. Nasıl olduğunu bilemem. İçeri mahallelere doğru yürüdüğümde birkaç çay bahçesi gördüm. Bir ev sahibi denize bakan evini çay bahçesine çevirmiş. Sadece çay değil yöresel yemekler de yapıyorlarmış. Gitmek isteyenler için ismi: Menekşe. Biraz daha yukarıya çıkmak istediğim için tepedeki çay bahçesine gittim. İsmi: Seyrü Sefa. Manzarası on numara. Çayı idare eder ama iki lira. Fakat sırf manzara için oturulabilir. Hatta orada bulunduğum süre içinde tam bir şeyler yazmalık yer diye düşündüm. Bir şeyler okumak için zaten harika. Karadeniz ve liman tam karşınıza düşüyor. Bunun dışında ailelerin rahatlıkla köy çevresindeki yeşilliklere gelip piknik yapacakları alanlar mevcut. Merkez güzel, trafik orada bile bırakmıyor ama deniz kenarındaki bu alanlar tam rahatlama mekanları.
Hasılı; tek, birkaç kişi veya cümbür cemaat ile gidilebilecek güzel yerlerden. Tavsiye ederim.




Fotoğrafların kaynağı: Ben. Daha fazla fotoğraf için: pinterest.com/bkrsln/rumeli-feneri





